2017 Benim için nasıl geçti?

Aralık 25, 2017

2017’yi bitiriyoruz neredeyse 1 hafta kaldı. 2014, 2015, 2016’da hep yazmak istesemde erteleyip yeni yıla geçtiğimiz için özet bir yazı yazmamıştım. Bu yıl ertelemeden klavyenin başına oturdum. 2017’nin benim için nasıl geçtiğini kısa bir yazıda özetlemeye ve her yıl yenisini yazmaya çalışacağım. Böylelikle geçen yılları kayıt altına alarak kısaca özetine bakabileceğim.

2017 benim için oldukça yoğun geçti. Hayatın inişli çıkışlı akışına kendimi bırakıp birçok şeyi kabul ederek başladığım bir yıldı. 2016 biterken kendi kendime söz verdiğim bazı hedefler vardı ve birçoğunu gerçekleştirdim, bir kısmı ise yarım kaldı.

İş olarak neler yaptım?

Öncelikle 2017’nın büyük çoğunluğunda Startsub’da çalıştım. 2016’nın sonbaharında Çağlar’ın beni tanıştırdığı Startsub’a geçtim ve Temmuz 2017’ye kadar çalıştım. Geçmiş dönemlerde girişim denemelerimde hep amatör hatalar yapmam açıkçası biraz motivasyonumu kırmıştı. Bir girişimin içerisinde yer almak ve mutfağın her alanını gözlemlemek benim için inanılmaz bir fırsattı ve öyle de oldu. Ekim ayında girdiğimde 1 müşterisi olan girişimi Temmuz ayında bırakırken sayı 30’u geçmişti. 🙂 Bu müthiş bir büyüme değil ancak fikrin çalıştığını görmek açısından oldukça güzel bir maceraydı. Aslında işe girdiğim ilk hafta “burası 40 yakın müşteri alsın ve onlarında yüzlerce abonesi olsun ben misyonumu tamamlarım” demiştim ve misyonumu tamamlayıp okulumu da toparlamak için Temmuz ayında ayrıldım. Harika bir süreçti. Bazen anadoluya geçerken eski sevgiliye bakar gibi Zorlu’ya bakıp iç geçirmiyor değilim.

2017’de herhangi bir girişim yapma planım yoktu aksine gelir odaklı bir yıl çizmiştim kendime. Sınırlarımı zorlayıp ne kadar kazanabileceğimi test etmek istiyordum. Kendime koyduğum gelir hedefininin de %35 üzerine çıktım ancak 2018 böyle olmayacak.

Temmuz’da yaz okuluna kayıt oldum ve biraz okulu toparladım.

7 Ağustos’ta evde cips, kola ve dizi izlerken(günde 1 dizi bitirmişliğim oldu) telefon çaldı. Arayan Ahmet Usta’ydı. Mercek şirketini kurmuştu. Bilenler bilir Mercek 3 yıl önce gecemi gündüzümü verdiğim bir projeydi ancak olmadı. Şimdi o projenin ismi başka bir şirkette yaşıyor 🙂

Telefon görüşmesinden sonra Mercek ekibine katıldım ve haftanın belli günleri Mercek’in işlerine belli günleri de danışmanlıklarıma ayırma kararı verdim.

2017 de birisi İspanya’da olmak üzere 4 farklı firmaya danışmanlık verdim hala daha vermeye devam ediyorum. Ancak tek başına yapılan danışmanlığın çok sürdürebilir bir iş modeli olmadığı kanaatindeyim bu da başka bir yazının konusu.

Tatil

Yine tatil yapamadım.

Üniversite hayatımda neler oldu?

İlk başta ailemden saklasam da yıl tekrarına girdiğimi söyledim. Okul iyi gitmiyor dostlar. Ama bu gitmeyecek anlamına gelmiyor, bu sene toplamayı düşünüyorum. Hazırlıktan sonraki 2 sene gittiğim günleri sayıyordum. Sınav harici şuan bu sayı 11. Bunlar da not almak için. Buna bir çeki düzen vermem gerekiyor!

Nitekim üniversiteden de arkadaşlarımın çok büyük çoğunluğu endüstri mühendisliğinden ve hazırlık sınıfında edinmiş olduğum çevreden ibaret. Çevremin yaş ortalamasının ise 27 olduğunu tahmin ediyorum :/

Yine taşındım.

Tabiki yine taşındım. Ev konusunda bir yüzüm gülmedi. Ev sahibinin oğlunun evlenip kendi oturacağını ve sözleşmeyi yenilemeyeceğini söylemesi üzerine 3 alt sokağa taşındık. Sıfır bir evdi. Kandık. Aldandık.

Nisan 2017’de yeni eve taşındık ve binada internet altyapısı olmadığını düşenemedik. Eve internet 7 ay sonra geldi. Zannediyorum hayatım boyunca en az eve uğradığım dönem olmuş olabilir. Kadıköy’deki kafeleri sırasıyla gezip internetini ve fiyatını test ettiğim bir 7 aydı. Çözümü Kadıköy İdea’da buldum. Günlük 2 GB ücretsiz internet vardı ve belediyenin mekanı olduğu için de yiyecek, içecekler biraz daha ucuzdu.

Tabi bunların yanında evin her tarafı problemliydi. Daha ilk tanıştığım çapraztaki esnaf “siz o evin hikayesini biliyor musunuz, bilerek mi taşındınız” dedi.. Müteahhit sadece duvarı örüp boyamış gerisini biz hallettik. Böyle özetleyeyim siz tahmin edin..

Girişim Denemesi

Ağustos ayında ufak bir denemem oldu. Ufak olmasının sebebi 1 ay da projeyi iptal etmemden ötürüydü. Proje askerkutusu.com’du. Kuzenim Tekirdağda askerdeyken yanına ziyarete gitmiştim. Telefonda bir şeye ihtiyacın var mı diye sorduğumda diş macunu, jilet, ıslak mendil, yarabandı vs vs. Birkaç isteği oldu. Kantinden neden almıyorsun dediğimde “sıra oluyor, ürünler bulunmuyor, olanlar dandik.” gibi cümleler kurdu.

Aklıma abonelik kutusu fikri geldi. Askerlerlik ve ihtiyaç. Adamların haftada bir özgür olduğu ve birçok şeye muhtaç olduğu bir ortamda onların ihtiyaçlarını giderecek bir kutu düşündüm. Askere gitmeyen biri olarak kendimce harika bir fikirdi.

Her ay ihtiyacı olan jilet, köpük, ıslak mendil, tuvalet kağıdı vb.(20’ye yakın) ürünleri bir kutuda askerlere göndersem nasıl olur fikri beynimde yankılandı.

Hızlıca araştırmaya başladım ve sonuç şaşırtmadı. Gerek askerliğini yapmış olanlar gerekse internetteki araştırmalarımda bazı yerlerde tuvalet kağıdı dahi satılmıyordu. Kantin birçok konuda yetersiz kalıyordu.

Ürünleri listeledim, Eminönü’nden malları alıp kutuları oluşturdum ve demo yapıp test etmek için 5 farklı yere gönderim yaptım. Tabi nizamiyelere PTT dışında bir kargonun girmemesi üzerine de PTT ile yapmak zorunda kaldım. Zorunda kaldım diyorum çünkü o ay PTT enflasyon kralı oldu 🙂

Nizamiyelerde ise tam bir fiyasko ile karşılaştım. Ankaradakine 2 günde ulaşan kargo, Tekirdağdakine 1 haftada ulaştı. Başka yere gönderdiğim ulaşmadı. Enterasan bir durumdu. Birisinin nizamiyesinde süpermarketi varken diğerinde kantinde kuyruk oluyordu veya kargo Perşembe ulaştığında dağıtım günü Çarşamba günü olduğu için kargo bir sonraki hafta Çarşambayı bekliyordu. İlginç ilginç sorunlar.

Bir standardı yoktu açıkçası ben de devam etmedim.

2018’de neler planlıyorum

2018’i gelir odaklı bir yıl olarak planlamıyorum. Hatta yönettiğim projelerin bir kısmını kırptım ekstra iki yere verdiğim danışmanlığı bire düşüreceğim. 2018’de ciddi bir girişim üzerine yoğunlaşacağım. Belki Nisan gibi her şeyi bırakıp komple odaklanabileceğim bir projem olur tabi bunu zaman gösterecek.

2018’de daha fazla kitap okumak ve film izlemek istiyorum. Bunu da bir sisteme oturtacağım.

Daha fazla gezmek, görmek, eğlenmek ve daha çok insanla tanışmak istiyorum. Bu da vakit meselesi bunu da göreceğiz 🙂


2017’de Emeği geçenler

Serkan, Deniz, ünlü astrolog ve developer Mehmet Davut, her gün kahrımı çeken ev arkadaşım ve kuzenim Zahid, on parmağında on marifet Buğra, Erman, Alican, Tuğba, Esra.. Aslında Startsub ekibi 🙂

Bu yıl da sınav zamanları her zaman olduğu gibi imdadıma Cenkay koştu. Not ve ders konusunda hakkını ödeyemem ancak adını bu satırlara yazıyorum 2027’de dönüp yine hatırlayacağım. 🙂

Hep ben konuştum olmadı böyle 🙂 Sizin 2017 yılınız nasıl geçti? Yorumda siz de nasıl geçtiğini yazarsanız burada harika bir etkileşim kurabiliriz! 

2018’de görüşmek üzere!

Sağlıcakla kalın, mutlu yılar.

2 yorumlar

INSI Aralık 26, 2017 at 1:27 am

Harika bir yazı olmuş efenim. Maşallah, emeğinize sağlık. 🙂 Bizlerin de 2017 yılı genel olarak okul ve ev arasında gidip gelmeler ile geçti. Naparsın biz sizin gibi yoğun insan değiliz.(Maşallahınız var.) 🙂 Tatil bizler de sizin gibi pek yapamadık. Yazın tamamına yakın diyebileceğimiz bir süreyi Aydın Elektrik Dağıtım A.Ş.’de staj yaparak geçirdim. Arta kalan süreler babamın yanında meslek tecrübeleri edinmeye devam ettim. Bunun yanında tasavvufi kitaplar okudum. Bu sene beni en çok mutlu eden olaylardan biriyse babamın dersine giren hocanın benim de dersime girmesiydi. 🙂 (Babam 1994 YTÜ – Elektrik Mühendisliği mezunu) Hocamız artık yılların tecrübeleriyle Prof. olmuş tabiki. Ama insan bu kadar mı mütevazi olur efenim. İnanır mısınız sınav kağıdında ismi yazıyor ama başında Prof. ünvanı yok. Sadece ismini yazmış. Bunun yanında ilk defa bir hocayı öğrencilerin bindiği üniversite ringinde gördüm.Tabi ki yine aynı hoca. 🙂 Ve geldik öğrencileri en mutlu eden kısma, hoca her sınav tüm öğrencilere çikolata dağıtıyor. Hem de ikişer tane! Öyle ucuz, küçük çikolata da değil he kaliteli çikolatalardan. Ek olarak kürsüye de bir sürü pet su şişesi koyuyor, isteyenler alabilir diyor. Yazı da daha çok hocadan bahsettim ama beni çok etkilemişti sizlerle paylaşmak istedim. 🙂 He bu arada hocanın ismi Prof. Dr. Selim AY. Merak ettiyseniz araştırabilirsiniz. Benden bu kadar ! 🙂 Allah hayırlı, mutlu ve sağlıklı bir yıl geçirmeyi hepimize nasip eylesin inşallah. Vessalam…

Reply
Hamit Gurakar Aralık 26, 2017 at 8:12 pm

Selam INSI,

Belli ki hoca seni oldukça etkilemiş, beni de etkiledi 🙂 Yoğunluk var evet ancak verimlilik tartışılır, bu konunun üzerine eğiliyorum. İlerde iyi bir mühendis olacağından adım gibi eminim. Lütfen gelişmelerden beni haberdar et.

Sevgilerle

Reply

Yorum yaz