“Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.”

Şubat 7, 2016

Selamlar,

Uzun aralar vermeden bu bloğu devam ettirmek istiyordum ancak final,büt dönemi derken ardından hiç beklemediğim sekilde laptopumun anakartının yanması uzun bir süre bloğumla da ilgilenememe yol açtı. Önce en baştan alalım. Üniversiteyi zaten sevmemem final haftasının 15 gün sürmesi ardından 1 dersimin büte kalması benim için tamamiyle can sıkan 3 hafta oldu. Bu 3 hafta içerisinde Mercek’in tasarımı için çok yetenekli ve bol ödüllü bir kişiyle anlaşma yaptık ancak şimdilik bende kalsın 🙂

Finaldi, büttü derken yarıyıl girdi ve derinden bir oh çekecektim ki şu hayatta tek deger verdigim malım mülküm dünyevi aletim edevatım ekmek teknemin ana kartı yandı.. Aydına ayak bastığımın ertesi günü laptopumun anakartının yanması işleri daha da zorlastırdı ve tamir için verdiğim ‘bilgisayarcı’dan -tırnak içine aldım çünkü dükkanının üstüne bir de laptop hastanesi yazmışlar- laptop daha da berbat edilerek geri aldım.

Süreç tam olarak şu şekilde gelişti. Laptopumun SSDsi 240gb olduğu için düzenli bir şekilde yığılan dosyaları hard diske atıyorum. Yine yığılan dosyaları hard diske aktarırken ekmek teknem sanki 2 yıllık tüm yorgunlugunu atar gibi kapandı ve bir daha da açılmadı.. Ekmek teknemle empati yapıyorum ve sanırım ben daha erken havlu atardım..

İlk kapandığında Windows hatasıdır dedim ancak geri açılmaması daha bir sürü değişik problem üzerine düşünmeme sebep oldu. Laptopun açma kapama tuşuna basınca 5 saniye açılıyor ardından hemen kapanıyor. İnternetteki araştırmalarım bunun bir kısa devre veya statik elektrik birikmesi olduğuna işaret ediyordu. Kendimce yapılması gereken herşeyi yaptım ancak olmadı. Sorun zaten ne kısa devre ne de elektrik birikmesiymiş…

Laptop garanti kapsamının verdiği süre içerisinde ancak ben laptopa dısarıdan fazlaca ekleme ve çıkarma yaptığım için garantisi malesef bozuldu.İlk gece derin düşüncelerle yatarak uyudum ancak ertesi gün yapılacak işlerin birikmesi ve ilerleyen günlerde can sıkan bir hal alması kaçınılmaz olacaktı.  Biraz da gereksiz panik yaparak hemen tamirciye götürdüm. Tamirciye ertesi gün laptop ne halde diye uğradım ve sorunun ne olduğunu sordum. Sorunu tespit edip bildirmemeleri 100 kez aramam ancak dükkandan telefonu açmamaları ardından dükkanlarına gitmem her biri ayrı birer fail.

Laptopumun anakartının kuzey, güney köprüleri ve chipsetleri yanmış dolayısıyla anakart yanmış yani chipsetler olmadan cihazın komutları birbirine iletmesi mümkün değil. Bu durumda anakartın değişmesi gerek yada chipsetlerin değişmesi gerek. Chipsetler değişsin dedik daha az maliyetli olduğu için ancak tamirci bu işi Aydında yapabilenin olmayacağı zor bir işlem olacağını(gerçekten de zor) ve İstanbul’a göndereceklerini 10 gün içinde tamirin bitmiş olacağını söyledi. Tamam dedim 10 gün buradayım zaten. 2 gün geçti tamirciye uğradım ne oldu benim laptop usta? Yarın gönderiyoruz 15 günü var daha dedi..

İşler bir anda değişti 15 gün ben burada değilim ve ilk başta 10 gün içinde diye anlaşmıştık. Laptopumu geri rica ettim ve eve gittim. Evde yüreğimi parçalayan o görüntüyü gördüğümde ise anakart falan unutmuş gibiydim açıkçası..

Laptopun ekranına görüntü gelmiyor diye belli ki led ekranı incelemek istemişler. Ekranın yanında tırnaklarla birbirine geçirilen ve ekranı arasına alan plastikleri açarken iki yandaki tırnakları kırmışlar bir güzel.. Üstelik laptopu sallayınca bebeklerin oyuncakları gibi içinden bir sürü tıkırtılı ses geliyor ekranda neler oldu bitti açıp bakmadım. Ekranımın sağ ve solundaki plastikler sallanıyor alt kısmı vidalanmış.. Vidayıda yaparken plastiği kırmışlar.. Yani anakartın yanında bir de ekranım gitti :'( Bu blogtan o muazzam yetenekli, deha pc hastanesini (!) ifşa etmeyi çok isterdim ama iş işten geçti ve buradan da ismini duyurmama çok gerek yok. Merak eden olursa özelden bana ulaşabilir..

Aklımda ise laptop bozulmadan 1 hafta önce arkadaşlarla oturup konuşurken söylediğim şu cümle dolaşıyor “Ben asla laptopsuz yaşayamam, laptop benim yaşam kaynaklarımdan biri. Onsuz bir hayat sürdüremem.” Bu olay tabiri caizse bana çok iyi bir mesaj oldu.. Laptopsuz 14 gün yaşadım hem de arkadaşlarla buluşmamın dışında tüm gün evde durduğum bomboş 14 gün !

“Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.”

Laptopumu da 2 gün sonra İstanbula döndüğümde kaliteli bir yerde tamir ettireceğim. Henüz düzelmiş değil ancak umarım herşey düzelir ve ben tekrar işime,projeme, ekmek tekneme kavuşabilirim.

Sevgiler..


 

Allah der ki: “Kimi benden çok seversen, onu senden alırım.” ve ekler:

“Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.”

ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar, canından saydığın yar bile bir gün el olur…

Aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dost olur, öyle garip bir dünya…

Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur… 

Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın.

En garibi de budur ya… Öldüm der durur, yine de yaşarsın…

Hz. Mevlana

 

Yorum yaz