Vicdansız Ev Sahibi Nasıl Olunur ?

Kasım 21, 2015

Blogumun ilk yazısının bir sitem ve isyan şeklinde olmasını istemezdim. Açıkçası yazdıranlar utansın. Bu yazıda bir ev sahibi ne kadar vicdansız olabilirin cevabını sizlere vereceğim. Bir ev sahibinin kendi menfaati için evrilmesini anlatacağım.

Erkek Öğrencinin Ev Bulma Zorluğu

Bir “erkek” öğrencinin İstanbulda ev bulmasının ne kadar zor olduğunu anlatmama gerek yok diye düşünüyorum. Hele de erkek öğrenciyseniz çadırda yaşasanız kafanız daha rahat eder. Örnek bir erkek öğrencinin ev arama sahnesi aşağıdaki gibidir.

-Merhabalar, x mahallesindeki ilanınız için arıyorum.

+Bekar mısınız ?

-Evet bekarız.

+Bekar olarak bayan hemşire veya polise uygun. Erkek bekar ve öğrencilere ev vermiyoruz.

-Teşekkürler…

Tamam erkekler evleri daha fazla yıpratıyor olabilir ama istediğin 2000 lira depozitoyu da göz önüne koy be kardeşim…

Ev Sahibinin İlk Tavırları

Araya araya tüm filtrelerden geçip uygun evi bulursunuz ve ev sahibi ile kirayı,depozitoyu anlaşırsınız. Komisyon için emlakçı size her türlü yaranmayı dener. Berbat bir evi bile binbir türlü yalan dolanla pazarlamaya çalışır. Diğer emlakçıların hepsinin müşterileri kandırmaya çalıştığını ancak kendisinin son derece dürüst olduğunu vurgular(!). Ne gariptir ki tüm emlakçılar da yapar bunu.

Komisyonu emlakçıya verdikten sonra hersey hızlanır sözleşmeler vs hazırlanır evi tutarsınız. Sözleşmeler vesaire dedim ancak bu konunun ne kadar önemli olduğunu işler çilkefleşmeye başladıktan sonra anlıyorsunuz.

Şunu belirteyim ki İstanbulda emlakçıdan bir ev tutmanın maliyeti kabul etseniz de etmeseniz de 5000 TL civarı oluyor. Sahibinden evlerin tümüne bizden önce emlakçılar dadandığı için sahibinden evleri de unutabilirsiniz.

Evi tutup içine girdikten sonra evi yerleştirme ve eksiklerini giderme zorlukları ile karşılaşırsınız. Eşyalar eksik, elektrik,doğalgaz,su açılmamış olacak tüm bunlar sizin canınızı sıkacak şeyler. Eşyalar zamanla oturacak bir konu dert etmeyin, faturalar da 1 günlük iş olumsuzluklara karşı sabırlı olmak lazım yoksa insanın tası tarağı toplayıp çadırda yaşayası geliyor.

Ev sahibi bu esnada eline aldığı ilk kiranın sevinci ile size tüm gazı verecektir. Aslan kiracılar,kaplan kiracılar ben öğrencileri zaten çok severim sizide apartmanda koruyup kollayacağım(!) yalnız apartmanı rahatsız eden bir davranışınız olmasın. Tabi ki der geçersiniz.

Bir iki ay geçer bir telefon çalar “ya bu ay kirayı bir kaç gün önce alsam olur mu?” siz buna da olur der geçersiniz. Kirayı “elden” verirsiniz hep yaptıgınız gibi. Ne bir makbuz ne de kirayı aldığına dair bir imza alırsınız. Ev sahibi ne de olsa sizi seviyor elden kira alsa sorun olmaz dersiniz.

Dördüncü ay bir ziyarete gelir ve derdiniz sıkıntınız var mı gençler gibi sorular sorarak iyi niyetli gözükmeye çalışır. “Apartmanda geçenlerde sizi şikayet eden oldu sonuna kadar arkanızda durdum pırıl pırıl gençlersiniz.” der siz de yersiniz.

Çirkefleşme Ne Zaman ve Nasıl Başlar ?

Beşinci ay gelir bir telefon çalar ve “gençler bir hafta içinde evden çıkın, kendinize ev bakın ben kendi evimde oturacağım.” der. Bu daha her şeyin başlangıcıdır. Size mazeretler sunar, çok zor durumdayım babamla kavga ettim evi ayıracağız siz ev bulasıya kadar baldıza gidiyorum vs vs vs…

Evden çıkıp yeni bir ev bulmak oraya taşınmak çocuk oyuncağı değil. Ciddi bir masraf ve bulduğunuz ev çıktığınıza değecek birşey olmalı çünkü elinizde sözleşme var tüm güçler sizden yana diye düşünürsünüz ama yine de ufaktan ev bakarsınız her ihtimale karşı.

Ev sahibini arayıp evden çıkamayacağınızı ve bu işin kolay olmadığını malesef üzgün olduğunuzu iletirsiniz. Karşılığında ise “yapıcak bişi yok iki haftaya ev bulup çıkın” cümlesini duyarsınız. Halbuki bu daha başlangıçtır. Nerde kaldı o aslan kiracılar,kaplan kiracılar ? Ben sizin hep arkanızdayım falan filan hepsi hikaye oldu. Her ne olduysa babasıyla arasını düzelten ev sahibimiz (artık ne kadar doğruysa) “tamam gençler ben durumu düzelttim oturabilirsiniz.” der.

Bir ay geçer ardından tekrar ev sahibi evden çıkın diye atak yapar ve aynı mazereti söyler. İnanmazsınız ama çokta sorgulamazsınız. Geçen sefer arayı düzeltti belki bu sefer de düzeltir diye tahmin yürütürsünüz ancak tutmaz. Bu sefer “bir haftaya evi boşaltın” der. Rica,üslup falan zaten hepsini hak getire…

Ev bulursak çıkacağız ancak pat diye hemen çıkmamız mümkün değil. Masrafı karşılayamayız dersiniz. Beni ilgilendirmiyo evimi boşaltın der. Aradan bir hafta geçer yazının ilk başında yazdığım kiracı filtrelerinden geçen bir ev tabiki hemen bulamazsınız, bulduklarınız da ya çok kötüdür kazıklamak ister yada çok pahalıdır sizin gücünüz yetmez. Ev sahibi siz evden çıkın diye arayıp internetten gördüğü alakasız alakasız ilanlar söyler sanki internet bir tek onda var İstanbulda.

Baktığınız ilanlar size uymaz, uyanlar ev sahibine uymaz. Yazın tüm evler tükenmiştir açıkçası ve çok ta fazla bir ev bulma şansınız yoktur ama yine de günlük kontrol edersiniz. Bu esnada ev sahibine biraz diş göstermek için “Evden çıkmıyoruz sözleşmemiz var.” dersiniz. Karşılık olarak sözleşme falan umrumda değil çıkın evden geri dönüşünü alırsınız. Sinirlenirsiniz sözleşme var polisse polis, savcıysa savcı dersiniz. Ev sahibi çilkefliği nirvanaya ulaştırarak sizin kira ödediğinize dair bir belge var mı der. “Elden” verdiğiniz tüm kiralar karşılığında aslında sözleşmenin arkasında kira aldığına dair imza attırmanız gerekiyor ancak karşılıklı güven ilişkisi var diyerek bunu yapmıyorsunuz. Ay başında kirayı almaya geliyorum diyip eve kadar gelip elden kira alarak aslında bir suç işlediğini unutan ev sahibine (500 TL üstü tüm kiraları bankadan yatırmak zorunludur.) bunu hatırlatabilirsiniz. Biz hatırlatmadık çilkefe bindirmek istemedik.

Kaynak: http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2008/07/20080729-10.htm

Ev sahibi çıkın demesinin üzerinden bir hafta geçer. Tüm baskıya rağmen uygun ev bulmadıkça evden çıkmayacağız istedigini yap dersiniz. Bir iki gün geçer evin kapısına yanında bir adamla gelir ve “Bir hafta içinde evden çıktınız çıktınız çıkmadınız sizi örneğe(mahallemizin adı) gömerim.” der. Tüm hayatım boyunca gördüm ki havlayan köpek ısırmıyor arkadaşlar nitekim yine öyle oldu yani hiçbir şey olmadı.

En sonunda emlakçıdan bir ev bulursunuz. Emlakçı naza niyaza biner ama parasını da bir güzel sayar. Hayatımda gördüğüm tanıdığım tüm emlakçılar afedersiniz ama yavşaktı. Hepsi birbirinden yalancı birbirinden düzenbaz çıktı.

Sonuç Olarak

Ev sahibine ev bulduğunuzu taşınacagınızı iletirsiniz ardından gece 12 de yagmurun altında ev taşıttırır. Daha birçok şey oldu ancak hepsini buraya taşımak bir fayda getirmeyeceği için genel olarak özetledim. Siz siz olun her durumu alttan almayın. Yasal haklarınızı savunun ve dahası yasal çerçeveye siz de uyun.

**Edit: Bu yazıyı 29 ekim de Aydına giderken otobüste yazmıştım ancak taslak olarak kaydetmiştim. Aradan bir aya yakın bir süre geçmiş fırsat bulup blogla ilgilenemedim.İlk başlarda eve pek alışamasam da zamanla alışıyor insan. Önceki eve göre büyük olmasının getirdiği birçok dezavantaj var ancak olumlu yönleri de az değil. Herşeyin bir bedeli oluyor sonuçta.

 

1 Yorum

Mustafa Ağustos 21, 2016 at 11:13 pm

kiracı olmak gerçekten çok zor. Yani senin şu yazını okurken hem ev sahiplerine hemde emlakçılara bi güzel saydırdım. En kısa zamanda kendi evimizde oturmak dilegiyle…

Reply

Yorum yaz